Büyük işletmeler ilk başta küçük birer girişimdi. Hepimizin malumu klasikleşen garajlardan çıkan dev şirketleri çoğumuz biliyoruz. Her girişimcinin elbette ayrı yaşadıkları, ayrı tecrübeleri, ayrı hikayeleri var. Ama bir girişimi yönetirken çoğu girişimcinin yaşadığı ortak durumlarda var ve bu ortak durumlar bizim gelecek girişimlerimizde güzel bir rehber olabilir. 

Bu yüzden bu yazı dizisine başlatıyorum. Paylaşacağım içerikler ve hikayeler alıntı olacak. Kaynak belirtiyor olacağım yazı sonunda.

İlk hikayemizin sahibi Breathe Hot Yoga Kurucu Ortağı olan Amber Borgomainerio.

Amber Hikayesine şöyle bir başlık söylüyor.

CESARET, INANÇ VE DENGE: BAŞARILI BIR IŞLETME KURARKEN NELERI TEMEL ALDIM?

Yoga tamamen dengeyle ilgilidir: akılla beden arasındaki dengeyi bulma, hem güç hem de esneklik elde etme ve kuşkusuz, fiziksel dengeyi geliştirme. Dolayısıyla, bir yoga stüdyosu açmanın birçok başka alanda da denge gerektirdiğini fark etmek beni şaşırtmadı.
2010’da iş ortağım ve eşim Ross Yearsley ile Breathe Hot Yoga’yı kurduğumuzda, otantik sıcak yogayı Seattle’a getirme ve yaşamlarını zenginleştirmek isteyenlere erişilebilir bir ortam oluşturma vizyonunu paylaşıyorduk. Ama kapılarımızı açmak tutkudan ve ilhamdan fazlasına mal oldu. Finansal kaynaklar, organizasyon ve müthiş bir gözü karalık gerekti. Uzun yıllara yayılmış bir yoga stüdyosu deneyimine sahiptim, bu nedenle gündelik operasyonları yürütebileceğimizden emindim. Ama müşteri adaylarımızın cazip bulabileceği fiziksel bir mekana ihtiyacımız vardı. Ayrıca kendimize ve personelimize karşı stüdyoyu yönetme sorumluluğumuz olduğunu da biliyorduk, ne de olsa insanlar geçimlerini buradan sağlayacaktı.

Konut kredisi sayesinde stüdyomuzun yapımı için fon sağlayabildik. Engellerden birini aştıktan sonra, sağlam bir deneyim ve dikkatli bir planlamaya dayansalar bile hâlâ tahminlerimizin gerçekle örtüşmeyebileceği korkusu vardı.
Ama küçük işletme sahiplerinin biraz korkusuz olması lazım. Dolayısıyla, iş planımızın sağlamlığına güvenerek kararlı bir şekilde işe atıldık. Şimdi Seattle bölgesinde üç şubemiz var ve eğitmen eğitimlerimizi ve kamplarımızı genişletiyoruz. Yolumuzda ilerlerken yaşadığımız tek değişim büyüme değildi. Başarılı bir işletmenin nasıl yönetileceği konusunda da çok şey öğrendik. Aldığımız derslerden en önemli iki tanesi, işleri devredebilmek ve uyum sağlayabilmekti. İlk olarak, temel yetkinliklerimizi seçmeye karar verdik. Bunlar, müşterilerimiz için olumlu bir deneyim oluşturacak her şeyi içeriyordu. İşin diğer yönlerini de öğrenmeye istekliyiz ancak en anlamlı yaklaşım, zamanımızı en iyi yaptığımız işlere ayırmak oluyor. Bunun ötesinde? Onları işin uzmanlarına bırakıyoruz.

Örneğin, çalışma alanlarımızın yapımında bize yardım etmeleri için harika mimarlarla çalıştık, mali işlerimizin düzenle yürütülmesini sağlayan mükemmel bir muhasebecimiz var ve BT konusunda endişelenmemek için bulut tabanlı teknolojiye yatırım yapıyoruz. İkincisi, piyasanın ne kadar hızlı değiştiğini ve sahaya yeni rakiplerin çıkabileceğini fark ettik. Daha beş yıl önce, fitness endüstrisi bugünkünden ciddi düzeyde farklıydı. Yoga kendi başına bir alan olarak kabul ediliyordu. Sonra, beklenmedik bir şekilde yoga diğer temel fitness teklifleriyle paket olarak sunulmaya başladı. İşler değişince bizim de bu değişime ayak uydurmamız gerekti. Bunu, bizi biz yapan şeylere ve müşterilerimizle paylaşmak istediğiniz geleneklere sadık kalarak yapmak kolay değil. Artık müşterilerimizin ihtiyaçlarını çözümleyerek, diğer küçük işletmelerle ilişkilerimizi geliştirerek ve yeni fitness biçimlerini takip ederek eğilimleri öngörmeye çalışmanın ne kadar önemli olduğunun farkındayız.

Küçük işletme kurmayı düşünenlere ilk önerim, ne kadar çok çalışmaları gerektiği konusunda gerçekçi olmalarıdır. İnandığınız bir işte kendiniz için çalışmanın romantik bir yanı var, ama bu aynı zamanda stresli bir iş ve büyük fedakarlık istiyor. Sağlıklı olmalısınız
ve zihniniz açık olmalı, böylece işin iyiliği için mantıklı düşünebilirsiniz. Daha çok değil daha akıllıca çalışmanın yollarını bulmalısınız ve bu kesinlikle kolay bir şey değil. Ama sonunda, buna değiyor. Biz, tutkumuz çerçevesinde yinelenebilir süreçlerle işe başladık ve uzun vadeli düşünüyoruz. Artık pürüzleri giderdiğimizden içinde yaşadığımız topluluğa daha fazla zaman ayırabiliyor, bağlantılar kuruyor, Seattle’ın
keyfini çıkarıyor ve daha fazla müşteriye sıcak yoganın avantajlarını tanıtıyoruz.

İpucu: Büyük Ekip Kimyasını Besleyin

Başarılı bir iş yürütmenin hazır bir formülü yok ama kuşkusuz bunun temelini insanlar oluşturuyor. İşe uygun olmayan çalışanlar, işletmenize zarar verebilir ve değerli kaynakları boşa harcayabilir; doğru elemanlar ise fikirlere katkı sağlayabilir ve mümkün olacağını hayal bile etmediğiniz yenilikler yaratabilir.

Çok satan Traction ve Get a Grip kitaplarının yazarı Gino Wickman  ve Mike Paton, işlerinizin başarısına yardımcı olacak, zor bulunan bir
tür kimyayı nasıl besleyebileceğiniz konusunda ipuçları veriyorlar.

Breathe Hot Yoga müşteri hikayesi videosunun tamamını buradan izleyebilirsiniz.

Amber’in girimcilik ve başarı hikayesini yaratan etkenleri dinledik bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.

Kaynak : Bu hikaye Microsoftun Keşke Bilseydim isimli dökümanından alıntılanmıştır.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Murat Bilginer
Industryolog Akademi Founder - Endüstri Mühendisi Canias ERP Troia Geliştiricisi & Yazılım Uzmanı 7 Yıldır bildiğini paylaşmak için çabalayan bir blogger.
http://muratbilginer.net/