Daha Fazla Rekabet İçin 70/20/10 Tekniği

Herkese merhabalar.

70, 20 ve 10 sayıları aklınızda bir şeyler canlandırıyor mu? Bu sayıların arasında nasıl bir bağ olabilir diye sorsam, fikir yürütebilir misiniz? Muhtemelen ilk başta, rekabet için yüzdelik dilimden faydalanılan bir teknik olduğunu düşünebilirsiniz. 70:20:10 tekniği, Google’dan Coca Cola’ya kadar bir çok şirketin başvurduğu stratejik bir teknik konumundayken, kişisel gelişiminiz için de kullanabileceğiniz hem çok basit hem de oldukça yararlı bir tekniktir. Dünyada yaygın olarak kullanılan bu tekniği, gelin birlikte anlamaya çalışalım.

İçinde bulunduğumuz teknoloji çağı, bilgi ve iletişimin en güçlü olduğu zamanlar. İnsanlarla iletişime geçmek, paylaşmak istediklerinizi daha fazla kitleye ulaştırmak günümüzde oldukça kolay. Bu sebeple şirketlerde yıllar boyunca kullanılmış birçok geleneksel iletişim yöntemleri gün geçtikçe yetersiz bir hale geliyor. Daha Fazla Rekabet İçin 70/20/10 Tekniği

70:20:10 tekniği, insanları kitaplara ve makalelere yönlendirerek değil, iş başında deneyerek, gözlem yaparak ve gördüğünü uygulamaya çalışarak öğrenmeye yöneltiyor. Bu doğrultuda 70:20:10 tekniğinin yaygın olarak kullanıldığı iki alan mevcut. Birincisi, ilk kez 1960’larda kullanılan bu teknik öğrenme ve gelişim metodu olarak kullanılıyor. İkincisi ise, Google için uyarlanan yenilik ve inovasyon metodu.

İlk metoddaki amaç, yaparak öğrenme metodudur ve bunun öğrenme ve gelişim alanındaki en iyi yöntemlerden biri olduğu kabul edilir. Kişilerin veya şirketlerin zamanı daha verimli kullanması için tercih edilen bu metodu aşağıdaki gibi özetleyebiliriz;

  • Kişi çalıştığı zamanın %70’ini olağan işi ile,
  • %20’sini işine dolaylı yoldan etki edebilecek ama tam olarak işi ile alakası olmayan bir iş ile
  • %10’unu da işi ile hiçbir alakası olmayan ancak çalıştığı kuruma ya da topluluğa değer katmasını beklediğiniz işlerle geçirmenizi öğütlüyor.

Yazımın başında bu metodun Google’dan tutun da Coca Cola’ya kadar bir çok firma tarafından kullanıldığını yazmıştım. Gelin Coca Cola’dan başlayalım. Coca Cola’nın CMO’su Joseph Tripodi bahsettiğimiz iki kullanım alanından birincisini yani öğrenme ve gelişme metodunu tercih ettiklerini belirtiyor. Bu sayede şirketin pazarlama stratejisini nasıl güçlendirdiklerini şöyle anlatıyor:

Son 5-6 yıldır insanlarla nasıl eşsiz bir ilişki kurabileceğimizi bulmaya çalışıyoruz. Sosyal, mobil, lokasyon – bazlı hizmetler ve dijital konularına odaklandık. 70-20-10 modeliyle çalışıyoruz. Paramızın yüzde 70’ini pazarda işe yaradığını bildiğimiz alanlara; yüzde 20’sini bu yüzde 70’i geliştirmek için inovasyonlara harcıyoruz. Geri kalan yüzde 10’unu sadece deneylere ayırıyoruz. Yeni şeyler denemek, başarısız olmak, hatalardan ders almak ve yeniden denemek için kullanıyoruz. Biz böyle taze kalıyoruz.”

Yenilik ve inovasyon metodu ise, 2005 yılında Google’ın eski CEO’su Eric Scmidt’in Google için yaptığı bir iş kaynak yönetim modelidir ve çalışanların 70:20:10 kuralına uygun olarak hareket etmesini sağlar. Yaratıcılığın, yeniliğin ve rekabetçi ortama ayak uydurmanın hedeflendiği bu metod, üretkenliğin maksimum seviyeye ulaşmasını sağlar. Google’ın Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez ise bu metodun tüm çalışanları tarafından benimsendiğini vurgulayarak şunları söylüyor:

“Google çalışanları sürekli üretmek ve bir şeyler sunmak zorunda. Biz ne kadar çok fikir geliştirir ve bunları uygularsak o derecede başarılı oluruz. Google’da çalışma prensibi olarak 70-20-10 kuralını benimsedik. Çalışanlar zamanının %70’ini yaptığı işle, %20’sini işine etki edebilecek ama alakası olmayan bir işle ve %10’unu ise tamamen farklı bir konu ile ilgilenerek geçiriyor. Bu da onun üretken olmasını sağlıyor ”