BMW Markasının Doğuşu

Merhabalar, bugünkü yazımızda dünyanın en önemli otomobil üreticilerinden BWM’nin, kuruluşundan günümüze, nasıl bir yol izlediğini gelin hep birlikte inceleyelim.


BMW, Bayerische Motoren Werke veya dünya çapında bilinen adıyla Bavarian Motor Works isminin baş harflerinden meydana gelmiştir. Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya’nın München kentinde 1913 yılında kurulmuştur. O zamanlar yalnızca uçak motoru üreten BMW, bundan yaklaşık 15 yıl sonra Fahrzeugtechnik Eisenach A.G isimli şirketi satın alarak otomobil sektörüne adım atmıştır. Firma olarak BMW, ilk seri üretimini 1929 yılında yapmaya başlamıştır. İlk olarak ürettikleri araç 3/15 PS isimli bir modeldir.

Bu araçta ilk kez kullanılan BMW amblemi, şekil olarak uçak pervanesine benzetilmeye çalışılmıştır. Logodaki mavi bölgeler gökyüzünü, beyaz bölgeler ise uçakların pervanesini temsil etmektedir. Diğer bir iddiaya göre ise, logodaki mavi ve beyaz renklerin Bavyera eyaletinin renklerini temsil ettiğidir.

 

İkinci dünya savaşının cereyan etmesiyle birlikte BMW fabrikası tahrip edilmiş ve maalesef kullanılamaz hale gelmiştir. Bu süreçte ise BMW, otomobil üretimine ara verip bahçe ve mutfak malzemeleri üretmeye başlamıştır. Savaş sonrası otomobil üretimine geri dönen BMW, zor zamanlar geçirmiş hatta batma tehlikesiyle hatta ve hatta Daimler-Benze yani günümüz Mercedes’ine satılma riskiyle karşılaşmıştır. Ancak bu kötü gidişatın kurtarıcısı spor sedanlar olmuş ve BMW otomobil üretimine tekrardan güçlü bir dönüş yapmıştır. Günümüzde BMW, Mini-Cooper ve Rolls Royce markalarının da üretimini yapmaktadır.


Öte yandan BMW, günümüz motosikletleri için de tam bir yol gösterici olmuştur.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra üretimine başlanan BMW motosikletleri, ilk olarak R32 modeli ile gerçek anlamda bir motosiklet üretmeyi 1932 yılında başarmıştır. Bu motosiklet ile hava soğutmalı motor tipinde bir devrime imza atan Alman otomobil üreticisi BMW, günümüzde kullanılan motosiklet motorları için de pek çok yeniliğin önünü açmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında R75 modeli ile Alman ordusunun en çok kullandığı motosikletleri üreten BMW, önüne eklediği sepet ile mühimmat taşımada büyük kolaylık sağlayarak, kullanım kolaylığı açısından büyük beğeni toplamıştır.

Günümüzde elektrikli araçların önem kazanmasıyla bu konuda da çalışmalar yürüten BMW şirketi, tamamen elektrikli ilk BMW modelini, i3’ü duyuran şirket, daha sonra i8’le birlikte elektriğe de hakim olduğunu kanıtladı. 


BMW’nin sloganı ise ‘sheer driving pleasure’ yani ‘gerçek sürüş deneyimi’ anlamına gelen sloganı, tüm ürünlerinde yaşatmayı hedeflemiştir. Başarısında her zaman mükemmeliyetçilik ve saf kaliteyi öngörmüştür.

Slogandan da anlaşılacağı üzere BMW’nin otomobil tutkunlarına gerçek bir sürüş deneyimi yaşatması kaçınılmaz. Bir asırdır kusursuza yakın otomobil ve motosiklet üreten lider markanın, gelecek için de sağlam duruşundan ödün vermeyeceği aşikar.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.