Bir Girişimcilik Hikayesi: ArtifiCient – I

Merhabalar yepyeni bir konu ile karşınızdayım. Girişimcilik fikrimiz olan ArtifiCient iş fikrimizde ilerlediğimiz yolları ve yaptığımız süreçleri sizlere anlatmaya karar verdim. Yazılarımız seri olarak gelecektir umarım yararı dokunur. İş fikrinde Ortağım olan kişi Ali Sarıkütük’dür. Yazı içerisinde sürekli Ali olarak bahsedeceğim 😊 Keyifli Okumalar.

ArtifiCient artificial ve sufficient kelimelerinin birleşiminden geliyor yapay ve yeterli anlamları olan bu kelimeleri neden seçtiğimizi ilerleyen yazılarımda anlayacaksınız. Bir spoiler vermiş olayım 😊

Öncelikle iş fikrimizi anlatma ile başlayayım, İş fikrimiz Şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya yalnız seyahat eden sürücüler ve o güzergahta yolculuk yapacak olan yolcuları buluşturmak. Şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya giden araçların %75’i sadece sürücü ile gitmektedir. Araç sahipleri yolculuk masraflarının arttığından şikâyet etmektedir. Yolcular ise konforsuz ulaşım, zaman kaybı, ulaşım araçlarında yer bulamama gibi şikayetlere sahiptir. Bizim iş fikrimiz ile yolcu ve sürücüleri buluşturarak masrafları düşürmek, daha konforlu ve uygulayacağımız ekstra önlemler ile daha rahat bir yolculuk sağlamaktır. Çözüm önerisi ise; boş araç sürücüleri ile yolcuları bir platform üzerinde buluşturmaktır.

Peki biz bunu nasıl sağlayacaktık?

İş fikri gerçekleştiğinde hem internetten hem mobil üzerindeki platformdan hizmet sağlanacaktır. Tabii ki bunu sağlarken sürücülerin rotalarını belirleyecek olan Google Maps alt yapısı da olacaktır. Kişiler sürücülerin rotalarını tam olarak görüntüleyebilip kendilerine uygun sürücüye rezervasyon yapabileceklerdir. Müşteriler sürücüler ile platform üzerinden buluştuktan sonra sürücünün o güzergahta aracında kaç koltuk boş ise herhangi birisini satın alabilecek veya rezervasyon yaptırabileceklerdir. Kişi rezervasyon veya satın alma işlemini gerçekleştirdikten sonra ücretlendirme işlemi yapılmış olacaktır ve kişi o sürücüden koltuğu satın almış olacaktır. Fiyatlar, mesafe ve yoğunluğa göre değişiklik gösterecektir. Teknik özellikler, Google maps ve ödeme sistemidir.

Şunu belirteyim bu fikrimizin ilk çıktığı halidir zamanla aldığımız eğitim ve mentorlükler sonucunda değişim ve geliştirmelere uğramıştır onları yazılarda gelişimlerine göre ele alacağım.

Bu iş fikrinde bizim amaçlarımız nelerdir?

İş fikrini hayata geçirdiğimiz zaman; ulaşım maliyetlerini düşüreceğiz, trafikte daha az toplu taşıma aracı ve bireysel araç kullanılarak trafik sorunu azalacak ve çevreye salınan zararlı gazlar da böylece azalmış olacaktır.

Biz bu iş fikri ile TÜBİTAK BiGG 2018 girmeye hazırlanıyoruz ve Anadolu Üniversitesi Arinkom ANAÇ Ön Kuluçka Merkezi ile birlikte çalışıyor ve mentorlükler alıyoruz. Aldığımız ilk eğitim içeriğine bakacak olursak;

Aldığımız eğitim iş planı hazırlama üzerineydi; iş planında nelere dikkat etmeliyiz, neleri vurgulamalıyız, nelerde boğulup kalmamalıyız, bunların örneklerle anlatıldığı bir eğitimdi. Bu eğitimde ilk sorulan soru şuydu;

Eğer bir iş fikriniz var ise, Ben ______ Müşteri grubunun ______ problemini çözmek için_____ faydasını sağlayan _____ ürünü geliştirmek istiyorum. Bu boşlukları doldura biliyor musun? eğer bunu yapabiliyorsan iş fikrinde ilk adımı geçmişsin demektir. Gelin birde bizim iş fikrimiz için bu boşlukları dolduralım.

Ben öğrencilerin ve çalışanların ulaşımda yaşadığı zaman ve maliyet problemini çözmek için zaman ve maliyet tasarrufu kazandıran bir platform geliştirmek istiyorum.

Gelelim değer önerisine aslında fikrimizin değer önerisini yazının başında fikir hakkında bilgi verirken anlattım değer önerisi kısa özetle yaptığın fikrin katkısı/faydası nedir? Bu soruya cevap vermesidir.

Bizim değer önerimiz ne oluyor bu durumda; yolcu ve sürücüleri buluşturarak masrafları düşürmek, daha konforlu ve uygulayacağımız ekstra önlemler ile daha konforlu bir yolculuk sağlamaktır.

Bir başka üstünde durulan nokta ise; Seni fikrin, Start-Up ve İleri teknoloji girişimciliği seçeneklerinden hangisine girmektedir. Bizim fikrimiz tabii ki Start-Up projesi fikriydi. Eğer bir fikrin varsa kesinlikle bu iki seçenek arasına girmelidir. Benim fikrim ikisinin ortasında diye bir kavram asla olmamalıdır. Eğitimde verilen çok güzel bir örnek vardı onu sizinle paylaşayım.

Sağdaki köpek balıklarının çok olduğu yer Mavi Okyanus, Soldaki ise soldaki ise bilim adamlarının araştırmalarına konu olan Kırmızı Okyanus.  Senin fikrin ya sektörde gerçekten çok rakibinin olduğu köpek balıklarının çok olduğu mavi okyanustadır ya da hakkında gizemli bilgilerin bulunduğu sonucuna kısa sürede ulaşamayacağın kırmızı okyanustadır. İşte bu yüzden hangi sektöre gireceğine çok iyi karar vermen gerekiyor.

Peki senin fikrin hangi tarafta bunu hiç düşündün mü?

Sizlerle Bir Girişimcilik Hikayesi’ne giriş yaptık, bu alanda yazılarım hız kesmeden devam edecektir. Sağlıcakla kalın.

Bu süreçte TUBİTAK hakkında merak ettiğiniz her şeyi bana iakbulut@industryolog.com mailinden sorabilirsiniz.