Önceki yazıda Ay’ın aslında karanlık yüzü olmadığını ve bu sürecin nasıl açığa çıktığını incelemiştik. Bu yazımda da Ay ile ilgili konumuza devam ediyorum.

1965 yılında ise yine Sovyetler Birliği uzay aracı olan Zond 3 Ay’ın arka tarafıyla ilgili bilgilerimizi arttırdı. Fakat Zond uçuşlarının ana görevi aslında Mars’a ulaşmak, Mars-Dünya arasındayken uzay aracıyla iletişim kurabilecek teknolojinin olduğunu göstermekti. İki kamerası, kızılötesi ve morötesi spektrometresi, manyetometresi, kozmik ışın dedektörü, güneş parçacığı dedektörü ve meteorid dedektörü olan bu uzay aracı kalkışından 33 saat sonra Ay’a ulaşıp etrafında dolanırken Luna 3’ün fotoğraflayamadığı yerler de başta olmak üzere Ay’ın 68 dakika boyunca, Luna 3’e oranla oldukça kaliteli fotoğraflarını çekti. Dokuz gün sonra ise çektiği fotoğrafları birkaç ay boyunca Dünya’ya iletmeye devam etti. Zond 3 ile, Mars yolculuğunda, Dünya’dan 95 milyon km uzaklıktan sonra bir daha iletişim kurulamadı. Dolayısıyla ana görevi Mars olan Zond, bu hedefini yerine getiremedi. 

Zond 3’ün çektiği fotoğraflar ile Ay’ın arka yüzeyindeki dağlar, kraterler ve düzlükler ayırt edilebilmiştir. Dolayısıyla Ay’ın arka yüzündeki birçok bölgenin isimlendirmesini -bazı isimlendirmeler bir süreliğine Uluslararası Astronomi Birliği’nde tartışmalara neden olsa da- Sovyet bilim insanları yaptı. 

ABD ise 1966 ile 1967 yılları arasında Ay Yörünge Aracı Programı dahilinde beş insansız uzay aracı yolladı. Bunlardan özellikle ilk ikisi gelecekte yapılacak insanlı keşifler için iniş yeri belirlemeye yöneliktir. Ay yörünge aracı programında radyasyon yoğunluğu, Ay’ın yerçekimi alanı ile fiziki yapısı ve mikrometeorit çarpma verileri incelenmiştir. Ay’ın arka yüzüyle ilgili kapsamlı verilerin çoğu ise Lunar Orbiter 5(3) ile elde edilmiştir. 633 tane yüksek çözünürlüklü, 211 tane orta çözünürlüklü fotoğraf çekilmiş, yörünge araçları toplamda Ay’ın yüzeyinin yüzde 99’unun yüksek kaliteli haritasını çıkarmışlardır. (Çekilen fotoğraflarda ayırt edilebilen en ufak nokta bir metre boyutundadır.) Bu uzay araçlarının hepsi de Apollo uçuşlarında iletişim tehlikesi oluşturmamaları için Ay’a çarptırılmışlardır. 

Hemen bir yıl sonra, 1968’de Apollo 8(4) görevi ile ABD’li Astronot William Anders, Ay’ın arka yüzünü gören ilk insan olmuştur. Apollo 10’dan Apollo 17’ye kadarki bütün uzay araçlarındaki astronotlar da Ay’ın arka yüzünü görme fırsatını yakaladılar. 

(3)Lunar Orbiter: Ay’dan çekilen bu fotoğrafı almayı başaran uzay robotu Lunar Orbiter 1. Lunar Orbiteri’in esas amacı Apollo görevleri için Ay yüzeyini incelemek ve uygun iniş yerleri belirlemekti. Gönderilen 5 Lunar Orbiter aracı da görevlerini layıkıyla yerine getirdi ve Ay yüzeyinin %99’unu 60 metreden yüksek çözünürlükle fotoğrafladı. ABD’li proje grubu iniş noktalarını belirledikten sonra bu Orbiter kardeşleri bir daha arayıp sormamış, üstelik Orbiter’lerin gönderdiği verilerin kaydedildiği 1500 adet cihazı arşive atmış ve bir daha da yüzüne bakmamışlar. Ta ki bir grup NASA çalışanı ve gönüllülerden oluşan ekip bu verileri görüntüye dönüştürüp bizimle paylaşana kadar.  

(4) Apollo 8: Orbiter’lerin araştırmalarından sonra yola çıkan Apollo 8 görevindeki William Anders’in 24 aralık 1968’de yakaladığı bu fotoğrafın adı “Earthrise”, yani “Dünya’nın Doğuşu”.